04 01 2012

İlanı Aşka Cevap Nasıl Olmalıdır?

Arkadaşlarımdan birisi Facebook'ta, Canan Tan'dan "Biliyorum, imkânsız aşk bu, ama hükmedemiyorum kendime.. Çünkü, yüreğim seni çok sevdi!" alıntısını paylaşmış.

Yorum satırına:"Bir gün aşk üzerine bir kitap yazacağım ve bu söz çok işime yarayacak:))" diye yazınca, arkadaşım:  "İlk okuyan ben olacağım, emin olun" diye yanıt verdi. Ben de sadece onun ve arkadaşlarının okuyacağı benzer cümleleri düzelterek ve biraz daha genişleterek tekrar sizlere de yazıyorum.

"  Sende ve diğer arkadaşların da böyle mi düşünürsünüz bilmem, ama ben bizim toplumumuzun aşkı bilmediğini ve aşık olduğunda ne yapacağını da bilmediğini ve bunların toplumu ruh sağlığını da, barışını da bozduğunu düşünüyorum. Düşünebiliyor musun, aşık olduğunu küçükse anne ve babasına ya da ağabeyine, ablasına; büyükse ve veya benim gibi kimi aşıkları için çook büyükse (aşkın yaşı yok biliyorsun) bir samimi arkadaşına kaç kişi açıyor? Kimi zaman insanların samimi dostu bile olmuyor; var sanıyorsun oysa.

Ben yaşamımda şunu, nihayet anladım: İnsanlar, aşık olduklarında sevdikleri kişiye  aşklarını mutlaka ilan etmelidirler. Etmediğimde ömür boyu insana yük oluyor bu (Bunu Doğan Cüceloğlu da sanırım Savaşçı isimli kitabında "İnsan sevdiğini de nefret ettiğini de o kişiye söylemelidir. O kişi öldüyse mezarına gidip söylemelidir" diye belirtir).

Sevdiğine aşkını ilan etmek (ama sözlü ama eline tutuşturduğu mektupla yazılı olarak vb) insana tarifi mümkün olmayan bir başarı duygusu verir ve özgüveni bu ilan kadar destekleyen başka bir şey hatırlamıyorum. Aşk ilanının yanıtı: Yüzdelerini herkesin kendi aşkının muhatabına göre değişen tahmin etme oranlarında ya da farklı cümleler içinde farklı şekillerde 'evet' ya da 'hayır'dır.

Bir kaç şey daha söyleyip gerisini kitaba bırakalım: Aşk ilanının muhatabı da  özellikle 'hayır' yanıtını verirken; bu yanıtı nasıl vereceğini bilmez. Bence ilk önce kendisine ilanı aşk eden aşığına teşekkür etmelidir. En yüce duyguyu armağan ettiği için. Sonra da aşkın karşılıklı olması gerektiğini söylemelidir. Eğer karşılıksız ise "Bu ilanı aşkın bir yanlış olmadığını, ama kendisini yanlış anladığını vb. söylemelidir. Dürüst olmalı ve ümit vermemelidir. Ya da "Ben de seni seviyorum... ama... koşullarım var" demelidir.  Aşık da bu cevabı bir umut ışığı gibi yorumlayıp askıntı olmaya devam etmemelidir. İnsan sevdiği için her şeyi yaparsa, onu kaybetmeyi başından göze almalı ve karasevda patikasına sürmelidir, eşeğini. Aşık, aşkının iyiliğini düşünen, onun mutlulugu için kendi mutluluğundan vaz geçen kişidir.

Ben çok az sayıdaki ilanı aşk ettiğim kadının hiçbirinden kırıcı, azarlayıcı (hani "terbiyesiz... vb" derler ya) 'hayır' yanıtı almadım, ama kimse de ona olan sevgimin büyüklüğü için teşekkür etmedi. Tabii  korkular, toplum baskısı vb gibi bildik nedenleri olsa da en çok buna üzülmüşümdür. En çok da "Ya geri çevrilirim ve onurum kırılırsa" diye yanıtı 'evet' de olabilecek aşklarımı aşık olduğum kişi(lere) ilan etmediğime. Bana gençliğimde aşk ilan eden kadınlar da olmadı değil, ama ben yadırgayıp "deli mi ne diye" korkarak onlara da ne kadar ayıp yaptığımı şimdi anlıyorum. Onların suçu da ilanı aşk etmeyi bilmemekti. Tıpkı benim gibi. İşte en çok da bu nedenlerle bir gün aşk üzerine bir kitap yazmalıyım. 

615
0
0
Yorum Yaz